Sirenomelia Hastalığı ve Tedavisi

 

Dünya üzerinde en az rastlanan hastalıklardan biri olarak bilinen Sirenomelia, bir diğer deyişle deniz kızı sendromu olarak da nitelendirebilir. Sirenomelia hastalığına sahip kişilerin genellikle fiziksel gelişimlerinde bazı problemler mevcuttur. Mesela bir uzuvları, diğer uzuvlarına göre çok daha kısa olabilir. Hastalık anne karnından itibaren mevcuttur. Bilindiği gibi sirenomelia hastalığına yakalanmış insanlar ya kısmi olarak da ya da tamamen birleşik ayak yapısı ile dünyaya gelmektedir. Meydana gelmiş olan birleşik ayak yapısı zamana bağlı olarak sindirim sistemi, solunum sistemi ve de boşaltım sisteminde ciddi bozuklukları yol açar. Aynı zamanda bu rahatsızlığa sahip olan bebeklerin ayak yapısı oluşmadan dünyaya gelmeleri de mümkündür. Kişiler günlük yaşamdaki ihtiyaçlarının gidermekte zorlanırlar. Bu nedenle yakınları tarafından bakılmaları da zorlu bir süreç olacaktır.

Sirenomelia hastalığı ile meydana gelen bir diğer önemli fiziksel sorun da kuyruk sokumu bölgesinin ya kısmen ya da tamamen yok olmasıyla ilgilidir.Kuyruk sokumunun olmaması cinsel organların iç kısımda kalmasına yol açar. Bu da sirenomelia hastalarının aile yaşantısına sahip olmasına engel teşkil eden kritik bir durumdur. Hastalığın getirdiği bir başka problem de böbreklerle alakalıdır. Kişinin boşaltım organının bulunmaması, böbreklerin çalışmasına engel olur. İlerleyen süreç içerisinde hastanın idrar kesesinde şişlik problemi baş göstermeye başlar. Genellikle sonu ölümle biten sirenomelianın bilinen bir tedavisi de yoktur.

Öyle ki bu zamana kadar yapılan bir çok araştırma da net olarak göstermiştir ki, sirenomelia hastalığı ile dünyaya gelen bebekleri sadece 2’si yaşama tutunmayı başarmış, diğer tüm bebekler ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. Bu hastalığın tanısı konulan hastalar araştırıldığında ise en büyük riskin kızlarda olduğunu söylemek mümkün olacaktır. Sonradan görülme ihtimali çok düşüktür. Genellikle yeni doğan bebeklerde de yüz binde bir kişide görülür. Günümüzde sirenomelia hastalığına sahip kişilere cerrahi müdahaleler ile hayat kolaylaştırmak adına operasyonlar uygulanır. Yapılacak olan ameliyatlarda sadece fizyologlar yer almaz. Aynı zamanda kardiyoloji uzmanları, iç hastalıkları uzmanları gibi diğer tıp dalında çalışan hekimler de bulunmak zorundadır. Aksi bir durumda hastanın ameliyat esnasında hayatını kaybetmesi yüksek bir ihtimaldir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir